Bana ilham veren sözlerden biriyle başlayacağım yazıma: “Çoğu icat insanların üşengeçliğinden yola çıkılarak bulunmuştur“. Buna benzer dolaşan ilham verici bir söz de Bill Gates’e ait olduğu söylenen “Zor işler için üşengeç insanları görevlendiriyorum. En kolay yolu her zaman bulurlar” sözü.

Günlük hayatta bir çok şey geliyor insanın aklına “bunu aslında böyle yapsalar daha kolay olur” yada “bu aslında böyle olmamalı” gibi varolan herşeyi kendi aklımızca eleştirebiliyoruz. Peki bu eleştirilerin üzerine gidilse bunun altından “yeni bir girişim” doğar mı? Gözlemlerimde genellikle benim gibi düşünen bir çok insanın da yeni çıkan projelere genel tepkisi Vizontele filmindeki Deli Emin’in sözlerini hatırlatırcasına “vallahi ben yapacaktım” yada “benzerini düşünmüştüm” oluyor.

Bugüne kadar bilim ve teknoloji ile “elalem neler yapmış” yada “gavur yapıyor abi” diyerek incelediğimiz yada satınaldığımız bir çok teknoloji ürünü aslında gerçek hayattaki ihtiyaçlardan doğuyor. Bugüne kadar başarılı yada döneminde başarıya ulaşıp daha sonra popülerliğini yitirmiş bir çok icadın yada yeniliğin haberi çok kez yapıldı. Ben teknolojinin yetemediği ve kafamı çok kez kurcalayan bir kaç konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

1

  1. Elektronik cihazların sabit ses sorunu

    Günlük hayatta kullandığımız her cihazın bir ses ayarı var elbette. Fakat sorun şu ki oynatılan müzik yada videoların her biri farklı ses düzeyinde kaydedilmiş durumda. Yani bir tv programı izlerken kendinize göre ayarladığınız ses tonu yayının reklamlara girmesiyle ortalığı ayağa kaldıracak duruma gelebiliyor. Yada telefonunuzdan müzik dinlerken sesi kendinize göre ayarlıyorsunuz parçanın bitiminin ardından kulaklarınızı yırtan diğer parçaya geçebiliyorsunuz.
    Bu konuda yapılacak en güzel şey donanımlara özel bir “dengeleyici” üretilmesi. Yani ben cihazıma (atıyorum) 20db ses düzeyine getirdiğimde kaynaktaki ses düzeyini aşağıdaysa yükseltecek, yüksekse alçaltacak.

    2

  2. Isıtıcı cihazlardaki suyun sabit olmayan sıcaklığı

    Bu, benim hayatım boyunca muzdarip olduğum ve olmaya devam ettiğim bir konu aslında. Kısaca anlatmam gerekirse banyo yaparken istenilen sıcaklığı soğuk-sıcak muslukları dengeleyerek zar zor ayarladıktan sonraki yaklaşık 10dk sonra kaçan sıcaklık ayarları. Kendi kendine kaçmazsa bile mutfaktan birinin suyu açmasıyla banyoda yaşanan durum tıpkı annesinin yem getirmesini bekleyen yavru kuş bekleyişine dönüşüyor. Orta gelir üzeri yaşam süren insanların böyle bir sorunu olduğunu düşünmüyorum tabiki ama bugüne kadar bir çok farklı ısıtıcı (kombi-şofben) kaynağı kullanmama rağmen yaşanan bu durumu hiçbir zaman çözemedim. Ne olurdu su tesisatı sistemine ısı dengesini bozmayacak bir basınç dengeleyici eklenseydi? Ben şahsen bunu çözecek bir cihaz yada aparata 100TL veririm. 10 arkadaşıma da satarım 🙂

    3

  3. Ütü yapma biçimi

    Bu konuda hiç becerikli değilim ve bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar denemişimdir yapmayı. Bundan iki asır öncesinin ütü sistemiyle bugünkü sistem arasında çok bir fark yok. Demek ki teknoloji bu alanda yeni bir çözüm önerisi getirememiş. Bugün bu konudaki en pratik iş ütülenecek eşyaları bu hizmeti dışardan veren firmaya vermek. Orada da profesyonel diye adlandırılan aynı sistemde büyük cihazlarda yapılıyor. Bunu evde daha kolay yapabilecek yeni bir ürün çıksa dünyaya çok rahat yayılabilir.

    4

  4. Kuaförsüz saç kesimi 

    Teknolojinin her girdiği sektörde insan gücü azalıyor tabiki, şimdi bu konuda “kuaförler aç mı kalsın” diyebilirsiniz ama pratik ayakkabı boyası aldığınızda sokaktaki boyacıları bu şekilde düşündüğünüzü zannetmiyorum. Bundan bir 5 sene önce elektrik süpürgesinin sapının ucuna yapılabilecek bir aparatla saç kıllarının dağılmadan saç kesimi yapabilecek bir cihaz tasarımı üzerine uzun süre çalıştım, sonra internette rastladım ki 70’li yıllarda “en saçma icatlar” başlığı altında denenmiş, uygulanmış ve rezil olmuş. Ondan sonra da kimse ilgilenmemiş anlaşılan. Bayanlar için biraz daha komplike bir iş ama benim gibi berberine her seferinde “yanları çok kısa kes, üstlerden az al arkaya tarıyorum” diyen binlerce insan için bir icat olmalı artık. Üstelik maduriyet sıralamasında “kafamın 3/2’si kel olmasına rağmen berbere tam parası veriyorum” diyen bir çok vatandaşımız mevcut bizim.

    5

  5. Otomatik bağlanan emniyet kemeri

    Koskoca dünyada, teknoloji çağında insanların “zorunlu” olarak takması gereken emniyet kemerinin araçlardaki tek yaptırımı belli aralıklarla öten “bip” sesi olmamalı bence. Kemer takılmadan marş basmayan araç denenmiş öncesinde, tutmamış tabiki. Bununla ilgili olarak sürücü veya yolcuyu algılayarak ona göre otomatik kapanan bir kemer sistemi yapılsa eminim tüm üreticilere satılacak bir icat olurdu. Bunu da denedik tabiki, tek sorunumuz şöförün sol kolunu kemerin içinden geçirmek oldu. Bir karadenizliye göre zor bir tasarım. Ama yapabilen biri çıkar diye düşünüyorum.

    6

  6.  Kendini yakan sigara

    Doğada yok olma süresi en az olan madde ülkemizde ne yazık ki “çakmak”. Üstelik parayla satın alıp ortamda kaybettiniz çakmağı ertesi gün masada görüp “benim” dediğinizde sizden önce sahiplenildiğini öğrenmek çok acı. Hatta abarttığımı düşünmüyorum, arkadaş ortamında bir çakmak için “benim” diyen dört farklı kişi olduğuna şahit oldum. Demekki sırayla el değiştirmiş ve altın kuralla son sahibinin olmuştu.
    Herhangi bir yerde beklerken gözlerinizin içine bakarak gelen kişinin bile “ateş” isteyeceğini net anlayabiliyoruz bu memlekette. Peki bu konuda bir gelişme var mı? Yine yok. Sigara paketinin üzerine monte edilmiş 20ad kibrit ile çözülebilecek bir sorun için yıllarca tanımadığımız insanlara içimize ilk dumanı çektiğimiz anda edemediğimiz teşekkürlerle mahcup gezdik. Bu yapılamıyorsa da sigaranın ucunda bir ip olsa çeksek ve yansa hoş olmaz mıydı? Neyse bu konu sağlığa da zararlı hem, kapatayım en iyisi.

    7

  7. Çift taraflı çorap

    Adından da anlayabileceğiniz gibi yanlışlıkla ters giyildiğini kimsenin fark edemeyeceği bir tasarımda çorap üretilemez mi acaba? Bu gözler kız isteme anında kafasını yerden kaldıramadığı için insanların çoraplarını izlerken kaç kişinin ters giydiğini gördü biliyor musunuz? Yetkililer buna da bir çözüm üretmeli diye düşünüyorum.

Evet teknolojinin çözüm üretemediği, aklımda kalan bazı konuları yazmak istedim ve sizlerle paylaşıyorum. Bugüne kadar düşündüklerim arasında beğenilen icatlarım da olmadı değil. Ama düşündükçe büyüyen projelerin altından kalkmak daha zor oluyor. Belki fikir üretirken bile azla yetinmeyi beceremiyoruz, kim bilir.

Bu konudaki son sözüm daha önce de yazdığım gibi; “Girişimcinin önündeki en büyük problem projesini hayata geçireceği süre zarfındaki hayatını idame ettirme koşullarıdır”

Erhan TURAN.

Teknolojinin çözemedikleri
Tagged on: