Ülkemizde bir çok sorun var ve bunları etkilendiği kesime göre ayırmak gerekiyor. Evet devlet birimleri, asayiş, hukuk gibi konularda bir çok öneri mevcut fakat ben ne kadar iyi niyetle çalışma yapılırsa yapılsın sokakta gördüğüm insanların bundan etkilenmediğini düşünüyor ve cezalar ne kadar artarsa artsın caydırıcı olmadığına inanıyorum. Onca yaşanan olaylara, tepkilere ve gözlemlerime göre ülkemizin ahlaki çöküşüne sebep olanları ve bulduğum çözüm yolunu açıklıyorum.

Kendini akıllı zanneden çoğu vatandaşımızın her zamanki “ben” odaklı tavrı ve “adamcılık” felsefesiyle kurallara uymaması yüzünden normal yaşamaya çalışan insanların da bu sisteme uymak zorunda kaldığı yaşamı düzeltmenin tek çözümü var.

Gayri resmi çalışan ama resmi olarak kurulacak olan “Dayak” ekibi.

 

Gülmeyin çok ama çok ciddiyim. Size bu konudaki ciddiyetimi örneklerle anlatmak istiyorum:
– Kırmızı ışıkta durmadan geçen bir arabanın önünü kesecek 4 kişilik bir ekip, şöförü indirip 30dk tokatlayacak sonra arabasına bindirip gönderecek.
– Arabadan çöp atan şöförü de durdurup tokatlayacak.
– Metro yada otobüse binerken çaprazdan kaynak yapan adamı ensesinden tutup geri alacak ve bir sonraki araç gelene kadar dayak atacak.

– Muayene istasyonunda onca insan sıra beklerken 20tl karşılığında ona buna göz kırpıp kendi aracıymış gibi 10 arabayı peşpeşe sokan adamı ve ona kolaylık sağlayan personeli yanyana dizip 1 saat tokatlayacak.

– Resmi dairelerde görevini yapmayan yada yapmamaya gayret eden lakayıt tavırlı çalışana bankodan şamarı sallayıp “ya işini düzgün yap yada tokat yemeye devam et” diyecek.

– Aracını uygun park yeri aramak varken ikinci şeride koyup aracından inen vatandaşın kafasını arabasının kaputuna 3 4 kere vurup bindirip gönderecek.

– Alışverişin yoğun olduğu caddelerde müşteri çekmek için bayanların peşine takılan ve ağzının içine girip de “buyur abla gel dükkanımıza” diye taciz eden sözde esnaf bozuntusunu o bayanların önünde çatara patara dövecek.

– Taksiye binmeden “nereye” diye soran ve gidilecek yeri beğenmeyip farklı bahaneler üreten şöförü 15dk evire çevire dövecek.

– Boşanmak isteyen eşini veya boşandığı eşini rahatsız eden bi adam mı var? Takip edip her hamlesinde dayak atacak.

– Toplu taşımada telefonla bağırarak konuşup uyaranlara gider yapan birini hem dövecek hem de o telefonu kırıp ağzına sokacak.
– Park edilmez yada engelli parkı yazan yere, dükkan önüne, olmayacak kaldırımlara aracını park eden aracın önce aynalarını kıracak, sileceklerini söküp sahibini bekleyecek ve onu o sileceklerle dövecek.
– Sinyal vermeden dönüş yapan bir sürücüyü durdurup aracın sinyal kolunu kırıp vatandaşın ağzına sokup kafasını direksiyona vurup “devam edebilirsiniz” diyecek.

Yukarıdaki örneklerle en az 3 kere dayak yemiş bir insan sizce bir daha bu hataları yapar mı? Yapmaya cesaret eder mi? Bir daha başkalarını düşünmeden yaşayabilir mi?

Bu sistemde hem trafikte 4 kişilik araçla dolaşacak, hem de sokaklarda 5 kişi gezecek bir dayak ekibi ile bu milleti en az 2 sene boyunca dayakla terbiye etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kusura bakmayın ama başkasının hakkını yemenin günah olduğunu bilmesi ve kul hakkı ile cennete giremeyeceğini bilmesi hiçbirşey ifade etmeyen ve müslüman olduğunu iddia eden bu insanların anladığı tek dil budur. Bu durumu bugünkü şartlar altında hiçbir kanun ve yasa ile düzeltemeyiz çünkü sen ceza yazıyorsun o “birini” arayıp sildiriyor. Sen arabasını çekiyorsun ama yarın yine aynı yere koyuyor. Maddi kaygısı olmayan yada bu kayıp kendisini rencide etmeyen bu güruhları ufak yaralama ve darp ile uslandırmalıyız.
Bu öneriyi “barbarca” bulabilecek arkadaşlarıma sesleniyorum, gerçekten toplu yaşamı bilen ve buna uyarak yaşayan kimse bu sistemde bir fiske bile yemeyecektir.
İnsanlar artık normal yaşamıyor, düşünemiyor ve uyuyamıyor. Her gün maruz kalınan bir haksızlık, gözünün önünde gerçekleşen ve müdahale edemediği bir acı, bu eylemlerin hepsini yapıp yaşamına devam eden tipler yüzünden günlük hayatımızda artık sinir sistemimizi de bozan bu duruma ben başka bir çözüm yolu bulamadım.
Daha önce de benzerini yazmıştım, burada anlattığım insanlar aslında sen ben yada arkadaşlarımızın ta kendileri. Konuyu aslından koparmamak adına şöyle bitireyim:

“Keşke herkes sosyal medyada gösterdiği karakterde yaşasa”
Erhan Turan / 27.01.2017

Sistemin en alt tabakadan düzeltilmesi